Bu anıtların hepsinde aynı sözler yazılıdır. Sözler, Çanakkale’de ölen düşman askerlerine ve onların annelerine seslenir.
Türkiye’de bilinen Türkçe metni şöyledir:
“Bu memleketin topraklarında kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.”
Anıtlarda Atatürk adıyla ve 1934 tarihiyle yazılıdır
Anzak Koyu’ndaki kitabe 25 Nisan 1985’te İngilizce olarak konuldu; aynı yıl Canberra’daki anıta da İngilizce olarak yazıldı.
Bu sözler kimin?
Sözlerin Atatürk’e ait olduğu kesin değildir; tarihçiler bu konuda farklı görüştedir.
Bugüne kadar onun elinden çıkmış, 1934 tarihli bir metin bulunamadı. Metnin bilinen en eski kaynağı, eski İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın 10 Kasım 1953’te Dünya gazetesine verdiği söyleşidir. Kaya burada, 1934’te Atatürk’ün yazdığı bir konuşmayı Gelibolu’da onun adına okuduğunu anlattı. Türkiye’nin Canberra Büyükelçiliği de sözleri, 18 Mart 1934’te Şükrü Kaya’nın Atatürk adına okuduğu mesaj olarak tanıtır.
Avustralyalı araştırmacılar ise 1934 gazetelerinde böyle bir konuşmanın izine rastlanmadığını yazar. Türk araştırmacı Cengiz Özakıncı 2015’te sözlerin Atatürk’e ait olmadığını savundu; tarihçi Burcu Çevik-Compiègne de metni Şükrü Kaya’nın kaleme aldığı görüşündedir. Anıtlardaki İngilizce metinde bulunan “Johnny’lerle Mehmetler arasında fark yoktur” cümlesini 1978’de, Brisbane’de anıt hazırlayan Alan J. Campbell ekledi; bu cümle Türkçe metinde yoktur.
Belgeyle bilinen bir şey daha var: 25 Nisan 1931’de Brisbane’de yayımlanan Daily Mail gazetesine verdiği mesajda Atatürk, Türklerin Gelibolu’daki Anzak ölülerini her zaman anacağını söyledi.
Kesin olan şudur: Türkiye, Avustralya ve Yeni Zelanda 1985’te bu sözleri onun adıyla taşa yazdı. Çanakkale’de karşı karşıya gelen milletler, ölülerini düşmanlıkla değil, birlikte yasla anmayı bu sözlerle seçti.