Ekler · Kendi sesinden

Sesi

Fotoğraflarını herkes tanır. Sesini duyan ise azdır: biraz kısık, tane tane, her kelimenin üstüne basan bir ses. 29 Ekim 1933’te, Cumhuriyet’in onuncu yılında, Ankara’da bir kalabalığa böyle seslendi.

Dinle
29 Ekim 1933 · Ankara Hipodromu

Onuncu Yıl Nutku

Ses kaydı · yaklaşık 7 dakika
Atatürk’ün Onuncu Yıl Nutku, kendi sesinden Kaynak: Wikimedia Commons, “Mustafa Kemal’s speech at the 10th Anniversary of the Republic of Turkey.ogg”. Kamu malı (Türkiye’de süresi dolmuş eser). Kayıt, töreni filme alan Sovyet yönetmen Sergey Yutkeviç’in çekimlerinden günümüze ulaşmıştır.

Nutuk, Cumhuriyet’in onuncu yıl töreninde, Ankara Hipodromu’nda, askerî birliklerin ve büyük bir kalabalığın önünde okundu.

Metni ekim ayının ortalarında, bir gece geç saatlerde kurşun kalemle kendisi yazmıştı. Sonra daktiloya çektirdi, bayrama birkaç gün kala en yakın çalışma arkadaşlarına okuyup fikirlerini sordu, mürekkepli kalemle düzeltmeler ve eklemeler yaptı. 29 Ekim günü kürsüye elinde bu düzeltilmiş kâğıtlarla çıktı.

Konuşmanın okunuşu altı dakika kadar sürer. On beş yıllık bir mücadelenin hesabını verir, bir sonraki on yılın sözünü verir ve bugün hâlâ en çok tekrarlanan cümlelerinden biriyle biter.

“Millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız.”

Onuncu Yıl Nutku · 29 Ekim 1933
Tam metin · günümüz yazımıyla

Metin

Kayıtta duyulan bölümler

Kenarı çizgiyle işaretlenen bölümler yukarıdaki kayıtta duyulur. Yedi dakikalık kayıt, “Türk milleti!” hitabından “Ne mutlu Türküm diyene!” cümlesine kadar konuşmanın bütününü kapsar; bu yüzden metnin tamamı işaretlidir. Metin, aşağıda kaynakta belirtilen yayımlanmış hâlidir; kürsüdeki okuyuşta tek tük kelime farkları duyulabilir.

Türk milleti!

Kurtuluş Savaşı’na başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu, en büyük bayramdır. Kutlu olsun. Bu anda, büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın, en derin sevinci ve heyecanı içindeyim.

Yurttaşlarım!

Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan, Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bundaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkârane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kâfi göremeyiz. Çünkü daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz.

Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmiş asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az zamanda, daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur.

Çünkü, Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir.

Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihî bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek millî ülkümüzdür. Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyete hakiki huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta, muvaffak kılacaktır.

Büyük Türk milleti!

On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiçbirinde, milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, millî ülküye tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin, büyük millet olduğunu bütün medeni âlem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.

Türk milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını, daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim.

Ne mutlu Türküm diyene!

Birkaç eski kelime

Muvaffakiyet: başarı. Azimkârane: kararlılıkla. Kâfi: yeterli. Mamur: bayındır. Muasır: çağdaş. Mefhum: kavram. Nispetle: göre. Müspet ilim: deneye ve kanıta dayanan bilim. Tebarüz ettirmek: belirtmek, vurgulamak. Fıtri: doğuştan. Mütemadiyen: durmadan. İnkişaf: gelişme. Beşeriyet: insanlık. Âti: gelecek.

11 Kasım 1930 · Ankara, Orman Çiftliği

Amerikalılara birkaç söz

Ses kaydı · yaklaşık 2,5 dakika
Orman Çiftliği’ndeki konuşma, 1930 Kaynak: Wikimedia Commons, “Mustafa Kemal Atatürk address on Americans (1930).ogg”. Ses, Fox Film şirketinin çektiği filmin 7. dakikasından alınmıştır. Kamu malı (ABD’de ve Türkiye’de süresi dolmuş eser).

Onuncu Yıl Nutku’ndan üç yıl önce, Amerikan Fox Movietone şirketinin kameraları Ankara’daydı.

11 Kasım 1930’da Atatürk, ABD Büyükelçisi Joseph C. Grew’u kurduğu Orman Çiftliği’nde ağırladı. Birlikte çiftliği gezdiler; ardından kameranın karşısına geçip Amerikalılara seslenen kısa bir konuşma yaptı. Film aynı yılın 3 Aralık’ında İstanbul’da, Elhamra Sineması’nda gösterildi.

Bu, sesinin bugüne ulaşan en eski kayıtlarından biridir. Bir tören kürsüsünde değil, açık havada, bir çiftlikte, sakin bir sesle konuşur.

Filmin tamamı Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Film Mirasım arşivinde ve Wikimedia Commons’ta izlenebilir.

1939’da Atatürk Orman Çiftliği’nin genel görünüşü
Orman Çiftliği, 1939. Basın Yayın Genel Müdürlüğü arşivi, kısıtlama yok.
Dinlerken

Neden bu kadar az?

Atatürk yüzlerce konuşma yaptı; ama sesinin kaydedildiği anlar bir elin parmaklarını pek geçmez.

Sesli film Türkiye’de ancak 1930’larda yaygınlaştı. Meclis konuşmaları, Nutuk’un altı günü, Anadolu gezilerindeki sayısız söz kâğıda geçirildi, ama banda alınmadı. Bugün sesini duyabildiğimiz kayıtların çoğu, yabancı ve yerli film şirketlerinin çektiği haber filmlerinden geliyor.

Bu sayfadaki iki kayıt, Wikimedia Commons’ta kaynağı ve hukuki durumu belgelenmiş olanlardır. Onu gösteren başka filmler de Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Film Mirasım arşivinde saklanıyor.